28 Şubat 2018
Haberler
Sınav Kaygısı, Öfke Kontrolü, Teknoloji Bağımlılığı Seminerleri Verildi

Sınav Kaygısı, Öfke Kontrolü, Teknoloji Bağımlılığı Seminerleri Verildi

Okulumuz Psikolojik Danışmanlık Servisi tarafından planlanan öğrenci motivasyonu ve veli seminerleri kapsamında 26 Şubat Pazartesi günü  iki seminer gerçekleştirildi. 8. ve 12. sınıf öğrencilerine “Sınav Kaygısı ile Baş Etme”, 10. sınıflarımıza “Öfke Kontrolü”,  velilerimize de “Teknoloji Bağımlılığı” konusunda Kök Psikolojik Danışmanlık ve Eğitim Merkezinden Psikolog Mustafa Ekizler ve Psikolog Gülşah Sütlüoğlu tarafından bilgi verildi.

“Öfke Kontrolü” seminerinde öfkenin yaşanması gereken bir duygu olduğu, ancak duygunun davranışa dönüşen kısmında yanlış öğrenme nedeniyle bazı hataların yapıldığı belirtildi.  Bu nedenle “Öfkelenmemeliyim.” cümlesi yerine “Öfkemi doğru ifade etmeliyim.” cümlesinin hatırlanmasının daha faydalı olacağı belirtilerek  doğru iletişim kurma yolları üzerinde duruldu.

“Sınav Kaygısı ile Baş Etme Semineri”nde öğrencilerimize sınav kaygısını tanımlamalarına yardımcı olmak amaçlı kaygı düzeylerinin yoğunluğu ile ilgili sorular soruldu. Kaygı düzeylerine 1 ile 10 arasında puan vermeleri ve hangi durumlarda bu kaygı düzeylerinin arttığına ilişkin gözlemlerinin paylaşılması istendi. Başarıyı elde etmede kaygının gerekli olduğu ancak, aşırı kaygının başarıyı olumsuz etkilediği belirtildi.  Öğrencinin  kaygı düzeyinin kendine özel değişkenlerinin öğrenci tarafından iyi tahlil edilmesi gerekliliği vurgulandı. Her öğrencinin yoğun kaygıdan uzaklaştıracak kendi cümlesini bulup çıkarması gerekliliği üzerinde duruldu.  Konu ile ilgili öğrenci paylaşımlarından yola çıkılarak kaygı düzeyini başarıyı destekleyecek düzeyde tutacak cümleler konusunda tavsiyelerde bulunuldu.

Velilerimizin katıldığı seminerin konusu da “Teknoloji Bağımlılığı” idi.  Günümüzde teknolojiden uzak kalınmasının mümkün olamayacağı, aslında uzak kalmanın da doğru olmadığının altının çizildiği seminerde  “Çocuklarımızı çok sevdiğimizden kimsenin kuşkusu yok. Sizler, çocuklarınızı yüz üzerinden yüz birim seviyorsunuz. Ama onların sizin bu sevginizi kaç birim hissettiği konusunda net bir bilginiz yok. Yüz birim verdiğinizi düşündüğünüz sevginin çocuğunuz belki sadece yüzde otuzunu hissediyor. Her türlü bağımlılığın temelinde çocuğunuzun his dünyasındaki boşluklar var. Sizin verdiğinizi düşündüğünüz ama onların tamamını hissedemediği sevgi ve ilgi var bağımlılıkların kökeninde. Bu nedenle çocuklarınızın gözlerinin içine bakın, onlarla içten ve dürüst bir iletişim kurun.  Her koşulda kabul gördükleri bir aile içinde olduklarını davranışlarınızla onlara hissettirin.”  mesajı verildi.

“Bilgisayar, teknoloji hayatınızda olsun; ancak, hayatınız olmasın.” cümlesinin net olarak vurgulandığı seminerde özellikle şiddet içerikli oyunlarda uzun zaman geçiren çocukları bekleyen olası tehlikeler hakkında da bilgi verildi.  Bilgisayar başında oyundaki güçlü ve her şeye hakim karaktere bürünen  öğrencinin  gerçek hayattaki var oluşu  arasında çelişkiler doğduğunu ve ruhsal hastalıklara yatkın olma ihtimali olan çocuklarda bu durumun önemli sıkıntılara neden olduğu, onların gerçek hayata uyumunu zorlaştırdığı vurgulandı.

Velilerimizin konu ile ilgili sorularına yanıt verildi.

 

 

 



Etiketler